Affetmek
Tarih: 00:09, Cumartesi, Mayıs 23, 2009
Affetmeyi istemekle affetmek arasındaki köprüdür erdem.
Ve affetmek, yükünü taşıdığımız kişiye iade etmektir.
{ yorum yaz }
Niceleri kendi zincirlerini çözemezler de, dostlarının azatçısıdırlar.![]() Ana Sayfa | Profilim | Arşiv | Rss | Beyin Masajı | Matrix'e Davet | Ruh Halim
AffetmekTarih: 00:09, Cumartesi, Mayıs 23, 2009
{ yorum yaz }
kendini özgürleştirmekmiş aslında affetmek.Yazan: cigdemyavuz Tarih: 2009-07-06 02:22:34, 2009-07-06 02:22:34affetmek=arınmak bağlamını sevdim.aslında ben öyle ha deyince affedebilenlerden değildim. ama bu zaten bir süreç değilmiydi ki? sürdüm, süzüldüm ve öğrendim. ******************************* Denemeye değer... Düzenleyen oyumben gün: Monday, July 6, 2009 saat: 11:18 { Bağlantı }
anYazan: isimsiz Tarih: 2009-06-03 15:36:48, 2009-06-03 15:36:48"en büyük bilgelik şu andan zevk almayı hayatın en büyük amacı kılmaktır, çünkü tek gerçek budur, başka her şey düşünce oyunudur. Ama bunun en büyük budalalığımız olduğunu da söyleyebiliriz, çünkü yalnızca kısa bir süre olan ve bir rüya gibi kaybolan içinde bulunduğumuz bu an asla ciddi bir çabaya değmez."diye buyurmuş üstad Schopenhauer. Güzel de buyurmuş, aferin. ************************ O da bi şey mi? "Beyin olanca gücüyle ilerlerken, cinsel sistemlerin korkunç etkinliği daha uykuda olduğu için çocukluk, hayatımız boyunca özlemle geri dönüp baktığımız masumiyet ve mutluluk dönemi, hayatın cennetidir, kayıp Cennet" de demiş... Düzenleyen oyumben gün: Wednesday, June 3, 2009 saat: 21:09 { Bağlantı }
bir günYazan: b.k böceği Tarih: 2009-06-01 22:44:10, 2009-06-01 22:44:10O ´bir gün´Yuvalanmış sanki içinizde Buğulu cam tıpkı Hiçbir şey görünmüyor Besbelli dışınızdan bakıyor size. Yokuş aşağı, yokuş yukarı Düzlerde, eğrilerde Yansır ondan size her ışık Bırakılmış bir bıçaktan döğüşte. Beklemek, avuntu--bir silah patladı uzakta-- Yakında bir tel koptu Durmanın durgunluğu--yeterse-- Sürsün bir süre böyle--ne çıkar-- Emzirsin içnizi o sonbahar bulutu. Gelecekte, dediniz--ama ne zaman-- Kim bilir, belki de geçmişte Yağmurlardan kalan kimsesizliğin Saklıdır acısı o ´bir gün´ de ´Bir gün´ buluşuruz--çok iyi-- :Bir gün´ dü, hani nasıl--silinti-- Gerisi döküntü günler Ola ki beslemekte ´bir gün´ü hepsi Edip Cansever ******************************* Schopenauer, hayatı kalıcı bir çözümü olan ( ölüm ) geçici bir durum olduğunu söylemiş. Her daim bunu akılda tutmak gerek. Hayat geçiyor... Düzenleyen oyumben gün: Tuesday, June 2, 2009 saat: 18:08 { Bağlantı }
buyur bakalımYazan: b.. böceği Tarih: 2009-06-01 20:28:11, 2009-06-01 20:28:11"I know it's been some timebut there's something on my mind you see, I haven't been the same since that cold november day... we said we needed space but all we found was an empty place and the only thing I learned is that I need you desperately... so here I am and can you please tell me... where do broken hearts go can they find their way home back to the open arms of a love that's waiting there and if somebody loves you won't they always love you I look in your eyes and I know that you still care, for me I've been around enough to know that dreams don't turn to gold and that there is no easy way no you just can't run away... and what we have is so much more than we ever had before and no matter how I try you're always on my mind and now that I am here with you I'll never let you go I look into your eyes and now I know, now I know..." *********************** Do you know what yo know? Düzenleyen oyumben gün: Monday, June 1, 2009 saat: 22:34 { Bağlantı }
................Yazan: Bal bulucu Tarih: 2009-06-01 19:54:57, 2009-06-01 19:54:57gidersem yalnız gitmemçünkü seni buldum bir kere gitmek istememek ne demek o gün anladım O güne kadar hiç birşey anlamadığımıda o gün anladım yalan ne demek ve yalancı üzülmek ve acı sevmek ne demek ve ne kadar sevilmediğimide o gün anladım gitmek istememek ne demek o gün o gün çok şey anladım belki affederdim affetmemem gerektiğinide o gün anladım ***************** Sanırım hayatı o gün öğrendin. Umarım geç kalmamışsındır... Düzenleyen oyumben gün: Monday, June 1, 2009 saat: 22:32 { Bağlantı }
c. süreyaYazan: b.. böceği Tarih: 2009-05-31 23:01:27, 2009-05-31 23:01:27"Bir gün seni bırakırım yatütünü bırakmak gibi bir şey olur bu Evet, gün geliyor, bıkıyorum senden, ama İstanbul'dan bıkmak gibi bir şey olur bu" ******************************* "bir gün burdan gidersem hiç kimse bilsin istemem kalbim kaybolmuş bir gemi hiç kimse bulsun istemem benim derdim bana yeter yalnız gelen yalnız gider. bir gün seni affedersem hiç kimse duysun istemem! ... benim derdim bana yeter yalnız gelen yalnız gider." Düzenleyen oyumben gün: Monday, June 1, 2009 saat: 18:18 { Bağlantı }
.Yazan: neversaynever Tarih: 2009-05-31 18:55:19, 2009-05-31 18:55:19affedilebilir deaffedilmeyebilir de kişinin paşa gönlü bilir:) ****************************** Akıl gönlün zindanıdır... Düzenleyen oyumben gün: Sunday, May 31, 2009 saat: 19:19 { Bağlantı }
tiryaki yengeçYazan: isimsiz Tarih: 2009-05-31 01:25:28, 2009-05-31 01:25:28İşte bir hoşnutsuzluk yeriZaman öncesi ve zaman sonrası Loş bir ışıkta: ne günışığı, Biçimi akıcı durağanlıkla donatır Gölgeyi geçici güzelliğe dönüştürür Sürekliliği sezdiren yavaş bir dönüşle; Ne de karanlık, ruhu arıtmak için Kösnüyü yoksunlukla söndürür Sevgiyi geçicilikten kurtarır. Ne doluluk ne boşluk. Yalnız bir kıpırtı Zamanın kırıştırdığı asık suratlarda Şaşırmış şaşkınlıktan şaşkınlıkla Kaprislerle dolu ve anlamdan yoksun Abartmalı duygusuzluk, hiç odaklanmadan İnsanlarla kağıtçıkları savurur soğuk yel Esip dururken önceki ve sonraki zamanda, Yel, soluyup durduğu sakat ciğerlerin Zaman öncesi ve zaman sonrası. Hasta ruhların püskürülüşü Ölgün havaya, uyuşukları Sürükler yel tararken loş tepelerini Londra'nın, Hampstead ve Clerkenwell, Campten ve Putney, Highgate, Primrose ve Ludgate. Yok burada Yok burada karanlık, bu cıvıldayan dünyada. İn daha aşağıya, in doğruca Sürekli yalnızlık dünyasına, Dünya dünya değil de şey, o da dünya değil, İç karanlığı, yoksulluk Ve yoksunluk maldan mülkten, Duyu dünyasının kuruması, Düş dünyasının boşalması, Ruh dünyasının işlemeyişi; Bu işin bir yüzü, ötekiyse Gene aynı, hareket değil ama Hareketten kaçınma; dünya yol alırken İstekle, bakımlı yollarında Geçmiş zamanla gelecek zamanın. /T.S.Eliot ************************ Duyu dünyasının kuruması, düş dünyasının boşalması ve ruh dünyasının işlemeyişi mayınlı tarlada koşmaya benzer. Düzenleyen oyumben gün: Sunday, May 31, 2009 saat: 16:21 { Bağlantı }
:)Yazan: aylintoygun Tarih: 2009-05-28 16:28:48, 2009-05-28 16:28:48walla öyle..**************** Hı hı. Düzenleyen oyumben gün: Thursday, May 28, 2009 saat: 18:05 { Bağlantı }
çooook düşündümYazan: suinci Tarih: 2009-05-28 15:29:15, 2009-05-28 15:29:15affetmenin erdeminivede enson ne zaman affettiğimi beylik laflara gerek yok affediyoruz işte en başta hayatın ta kendisini *********************** Hayat beni affetmese de ben onu affediyorum... Düzenleyen oyumben gün: Thursday, May 28, 2009 saat: 18:04 { Bağlantı }
GERÇEK AŞK DEDİN Mİ AKAN SULARA SOMON KARIŞIR !Yazan: Akheneton Tarih: 2009-05-27 14:33:34, 2009-05-27 14:33:34Gerçek aşk şöyle der;Erdem gerçek aşk'ın bünyesinde erir. Akl'ın tuhaf dünyası bunları aramaya iter insanı... ''Ben sana hiç kızmadım ki,affedeyim !'' ************************* Aşk ile akıl aynı yerde yaşamaz... Düzenleyen oyumben gün: Wednesday, May 27, 2009 saat: 22:16 { Bağlantı }
...Yazan: amozonik Tarih: 2009-05-27 11:46:46, 2009-05-27 11:46:46affetmeyeceğim de...***************************** Aferin. Düzenleyen oyumben gün: Wednesday, May 27, 2009 saat: 22:15 { Bağlantı }
Yoruma atfen.Yazan: Asitavandas Tarih: 2009-05-26 22:36:40, 2009-05-26 22:36:40Söylemek istediğimi Busegül hanım güzel ilkeselleştirmiş."Sevdiğimiz kadar affedebiliriz ya da affettiğimiz kadar sevebiliriz." Bundan dolayı yazmaktan vazgeçtim. Teşekkürler...******************************** Hoş bir denklem... Düzenleyen oyumben gün: Tuesday, May 26, 2009 saat: 23:07 { Bağlantı }
kendimi aşıyorum affetmiyorum !Yazan: amozonik Tarih: 2009-05-26 13:11:28, 2009-05-26 13:11:28aynı arabanın içerisinde üç tane kazık kadar herifin 13 yaşında çocuğa birisi araba kullanırken arkada ettikleri tecavüzü affedecek vicdanı ve sevgiyi şiddetle kınıyorum.****************************** Kınama özgürlüğüne saygı duyuyorum... Affetmek gibi affetmemekde bir seçim. Hayat seçimlerimizin manzumesi kanımca... Düzenleyen oyumben gün: Tuesday, May 26, 2009 saat: 20:40 { Bağlantı }
sevmek..Yazan: busegul Tarih: 2009-05-26 13:06:29, 2009-05-26 13:06:29sevgimizi hak etmiş ise afımızıda haketmiş olmalı.bu erdemli olmak yada yükten kurtulmak adına olmamalı sanki:)) ********************** Aslında erdemli olmak ya da yükten kurtulmak için affetmek yerine affettiğimiz için erdemliliğe yaklaşmış olduğumuzu düşünüyorum... Affetmek ne zor şey. Düzenleyen oyumben gün: Tuesday, May 26, 2009 saat: 20:38 { Bağlantı }
...Yazan: stillhappy Tarih: 2009-05-25 19:14:00, 2009-05-25 19:14:00bütün yükleri ben taşımak istiyorum*************************** Ne istediğine dikkat etmelisin, ya olursa? Düzenleyen oyumben gün: Monday, May 25, 2009 saat: 20:54 { Bağlantı }
Çünkü ben...Yazan: Asitavandas Tarih: 2009-05-25 11:47:45, 2009-05-25 11:47:45Bir eylemi doğuran, idare eden ilke eylemin kendisinden daha önemlidir.Estetik bir değeri devamlılaştırıp, törel ve ahlaksal genel bir tutuma dönüştürecek şey o'dur. Bağışlamayı, affetmeyi doğuran temel ilke ise "iyilik yapmayı sevmektir". Topluca şöyle de ifade edebiliriz:)) Sevmek bağışlamak demektir, sevişmek ise birbirine kurban olmaktır. Sevginin kaynağı ise bencilliktir. Bencillik teriminin olumsuz anlamıyla değerlendirmemek gerekir bunu.Egoizmden, kendi çıkarlarını herşey'in önüne koymaktan bahsetmiyorum. Anlatmak istediğim insanın kendisine içsel bir değer atfederek kendisini yükseltegemeye çalışması, kendine değer vermesi, bunu nesnel ve evrensel kriterlere dayandırarak, ruhen yükselmesidir. Bu egoizm'in tam karşıtı olarak saflaşmayı,fedakarlığı ve bilmeyi gerektirir.İşte böyle kendini bilen,geliştiren, değerlileştiren "bencillik" sevgiye can atar.Sevgi canlanır ve dalga dalga yeryüzüne yayılır. Tıpki bir taş yağmurunun su yüzünde yaptığı dalga hareketlerine benzeyen, düşme noktasından bilinmez bir sınıra kadar güvenle yayılan bu halkalar, birbirine karışmaksızın ve engel olmaksızın sarmaş dolaş olurlar. yükselen, yayılan, her yanı kapsayan sevgi yüksek sesle fakat amaçsızca, isteksiz de olsa, ümitsiz olsada affedişin çığlığı olur, merhamet olur haykırır. Bağışlıyorum!... Çünkü seviyorum!...Çünkü ben böyle yaşıyorum!...***************************** Affedişlerin sağır eden çığlıkları arasında kulaklarımı kapatıyorum. ( Bakınız Edvard Munch'un çığlık tablosu.) Düzenleyen oyumben gün: Monday, May 25, 2009 saat: 20:54 { Bağlantı }
tiiryaki yengeçYazan: isimsiz Tarih: 2009-05-25 01:31:31, 2009-05-25 01:31:31acıya tutunmayı seven kişiler içinne diyeceğiz şekerim ****************** Acının hamağında uyusun onlar... Düzenleyen oyumben gün: Monday, May 25, 2009 saat: 20:47 { Bağlantı }
....Yazan: hayatin7rengi Tarih: 2009-05-25 00:42:04, 2009-05-25 00:42:04ben uzun zamandir derin düsünmemisim...:))baya zorlandim... sesli düşünürsem belki daha iyi anlarım... şimdi yani...affetmeyi istiyorum ama affedemiyorum o zaman erdemsiz oluyorum.. affedersem erdem sahibiyim ki bu köprü vazifesi görebildi..ispatli yani... hırsızın hıc mı sucu yok...ya da her ne suç işlemişse artık... o erdem sahibi olup pişman olmuş mu ..telafi etmeye calışmış mı...affetmek onu başımızdan atmaya yetecek mi...neyse...(kafası karısır ve buna sebep olanı affedebilicek miyim diye düşünür):)) sevgiler... ****************************** Sadece gönülden gelen bir hissin derinliği olabilir. İnsan önce gönülden istemelidir... Diğer yandan mutluluk ve erdem birbirleriyle ilintili iki önemli kavram olarak ele alınmıştır hep. Fakat bizi mutluluğa götüren her yol erdemli olmayabilir. Çıkarlarımızı tatmin etmeyen ve bizi yaralayabilecek bir konuda eylemsel olma isteğini gösterebilme gücü, kendi irademizden kaynaklanıyorsa ve sonuçta ahlaksal bir iyiye yönelme varsa buna erdem diyebiliriz kanımca. İstenç ya da iradenin ahlaksal iyiye yönelmesi, önce istemekle başlamalı ve eylemsellikle devam etmeli. İşte istemekle yapmak arasına kurulu bu köprüden geçtiğinde taşıdığın yükü sahibine geri vermişsen ne mutlu sana... Veremediysen de taşıyacaksın başka şansın var mı bilmem? Affet hadi... Arın... Düzenleyen oyumben gün: Monday, May 25, 2009 saat: 01:20 { Bağlantı }
tiryaki yengeçYazan: isimsiz Tarih: 2009-05-25 00:22:51, 2009-05-25 00:22:51niye tuhaf gelir ve kabul edemem onu da açıklayım;kişinin hayatı için uygun diye gördüğünün bir başkası tarafından hata ya da suç kapsamında ele alınması onun adına had belirlemesidir böyle bir durumda affetmek ya da etmemek neyin nesidir? böyle bir paye nasıl üstlenilmiştir? bu nasıl bir kendini üst görmektir? *************************** Affet kurtul... Düzenleyen oyumben gün: Monday, May 25, 2009 saat: 01:03 { Bağlantı }
tiryaki yengeçYazan: isimsiz Tarih: 2009-05-25 00:02:44, 2009-05-25 00:02:44affetmek tabiri bana tuhaf gelirözrü anlamak diyelim öfkeyi yenebilme acıyı gönderebilme gücü gerektirir ************************** Özrü anlayıp öfkeyi yendiğinde acı kendiliğinden gider... Düzenleyen oyumben gün: Monday, May 25, 2009 saat: 01:00 { Bağlantı }
**Yazan: mavikadife Tarih: 2009-05-24 18:54:34, 2009-05-24 18:54:34Neyi?Nasıl?Niçin?sorularım devreye girer...Erdem klişelerine bağlı olmadığımdan,,,,, Kendimi sürekli kontrol ederim acaba onu neden af edeceğim sorusu yinelenir düşüncelerimde...acıdığım için mi? sevdiğimden mi? af edersem üzerimde ki yük kalkar bencilliğinden mi? sorular yanıtını bulmalı, yoksa bu konuda büyük laflar etmek çok kolay ....af etmek = değer vermektir ve kime değer verdiğim önemlidir..... tabii bunlar benim zavallı fikriyatım... sizi güldürebilir de... ******************************* Gülmedim... Affetmek kendine değer verdiğin için yapılası bi şey kanımca... Fakat bazen insanın şiddetle cezalandırası gelmiyor değil. Şiddetle cezalandırmış olmanın vereceği gönül rahatlaması mı? Yoksa affetmenin iç huzuru mu? Tercih bize kalmış. Düzenleyen oyumben gün: Sunday, May 24, 2009 saat: 22:21 { Bağlantı }
affetmek...Yazan: hikayelerdirgeriyekalan Tarih: 2009-05-24 16:33:26, 2009-05-24 16:33:26Kendini affetmeyen bir insanın bütün kusurları affedilebilir..KonfiçyusAffetmek ve unutmak, iyi insanların intikamıdır..Schiller Hiç kimse, affettiği zaman olduğu kadar yükselemez..Goethe ************************************ İnsan çılgınca affetmek istiyor bu sözlerden sonra... Düzenleyen oyumben gün: Sunday, May 24, 2009 saat: 16:45 { Bağlantı }
hmmmmmYazan: isimsiz Tarih: 2009-05-24 12:50:51, 2009-05-24 12:50:51affetmek, affedilen kişinin davranışlarının onaylanması anlamına gelemez ama değil mi?öyle bir algı oluşmamalı zannımca. yoksa kısır döngü. yapılsın-affet, affedil- yap vs. vs. **************************** Her türlü döngü bünyeyi yorar ve büzüştürür... Bu arada afffetmenin değeri neyin affedildiği ile doğru orantılıdır, fakat affettiğimiz olaydan doğan sonuçları engellemez bu. Düzenleyen oyumben gün: Sunday, May 24, 2009 saat: 12:57 { Bağlantı }
bir kuple Can BabaYazan: isimsiz Tarih: 2009-05-24 12:41:22, 2009-05-24 12:41:22"bilmelisin ki...bazen başkalarını affetmek yetmiyor. bazen insanın kendisini affedebilmesi gerekiyor." ******************************* Kendini affetmek yükünü hayva atıp tutmak gibi. Bu affetmenin en zor hali... Ciddi güç gerektirir.... Düzenleyen oyumben gün: Sunday, May 24, 2009 saat: 12:41 { Bağlantı }
!Yazan: lebi Tarih: 2009-05-24 12:22:55, 2009-05-24 12:22:55herkes'i affedemeyiz dimi (!)varsayalım ; affedilmedi /affedilemedi . bu yüktür sana (!) varsayalım; affedildi bilmem kaç kes durum yalama olmuş durumu. dediğin gibi yük sahibi kişisi tarafından iade alınmış durumunda . ***************************** Affetmenin en güzel tarafı bunu herkes için yapabilecek olmamız bence. Biteviye affetmek istiyorum, hoyratca ve koşulsuzca affedesim geldi. oh... Düzenleyen oyumben gün: Sunday, May 24, 2009 saat: 12:34 { Bağlantı }
!Yazan: lebiderya Tarih: 2009-05-24 11:57:24, 2009-05-24 11:57:24kimi zaten bu yük ile yaşar gideriz (!)kimi zaten sahibilerine iade eder gideriz (!) **************************** Nasıl yani? ( Beyni ısınır, hararet yapar...) Düzenleyen oyumben gün: Sunday, May 24, 2009 saat: 12:16 { Bağlantı }
İmkânsız...:((Yazan: Anjelika7 Tarih: 2009-05-24 00:36:55, 2009-05-24 00:36:55Yükü iade edeceğim kişi yok artık, yük benim üstüme kaldı... :((********************************* Abovvv. Yükü bi inşaat alanına at ve hemen kaç uzaklaş sonra... ehi. Merak etme kimse bulamaz senin yaptığını... Düzenleyen oyumben gün: Sunday, May 24, 2009 saat: 12:16 { Bağlantı }
..Yazan: beyazgelinciik Tarih: 2009-05-23 14:46:56, 2009-05-23 14:46:56affetmeli kurtulmalı yükten..ezmeli kendi yükü altında biraz... tabi o da anlayana :) *************************************** Ya da yükleri biriktirip biriktirip sonrada püskürtelim... İnsanı mutlu kılabilir bu. ehi. ( kırdı sanırım.) Düzenleyen oyumben gün: Sunday, May 24, 2009 saat: 12:13 { Bağlantı }
.........................Yazan: isimsiz Tarih: 2009-05-23 13:05:18, 2009-05-23 13:05:18"Justitia Virtim Regina"******************************** Adalet erdemlerin kraliçesidir. Düzenleyen oyumben gün: Saturday, May 23, 2009 saat: 19:38 { Bağlantı }
-Yazan: mevsimneolursaolsun Tarih: 2009-05-23 12:18:10, 2009-05-23 12:18:10''Ve affetmek, yükünü taşıdığımız kişiye iade etmektir.''Zaten yeterince yüklüyüz, bari onu atalım üstümüzde değil mi:) ******************************** Hmm. evet olanca gücümüzle yükünü taşıdığımızın üzerine atalım, ezilsin pörtlesin adeta sonra da Türk filmlerindeki kötü adamlar gibi kahkaha atalım. ehi... Düzenleyen oyumben gün: Sunday, May 24, 2009 saat: 12:03 { Bağlantı }
....Yazan: ezgilimelodi Tarih: 2009-05-23 11:14:23, 2009-05-23 11:14:23çabuk affetmem iyi bir şey mi?gerçi beni de çabuk affederler yok yok iyiyim ben böyle değil mi:) *********************************** Seni, senin affettiğinden daha çabuk affediyorlarsa, bu hoş bi şey... Düzenleyen oyumben gün: Sunday, May 24, 2009 saat: 11:58 { Bağlantı }
Merhaba...Yazan: ilknur1959 Tarih: 2009-05-23 10:53:06, 2009-05-23 10:53:06Ben çoktaaan yükümü iade ettim...mutlu ve hafifim şimdi...uçsammı acaba:)))*********************************** At! Hepsini boşalt ve yüksel... ( Bulutlar ne güzel...) Düzenleyen oyumben gün: Sunday, May 24, 2009 saat: 11:47 { Bağlantı }
.....Yazan: BibiS Tarih: 2009-05-23 00:28:43, 2009-05-23 00:28:43kimse kimsenin yükünü taşımaz bence.içimizde büyüyen kendi yükümüzdür.affettiğimizde kendi iç rahatlamamızı yaşarız.bazen adı mutluluk olur bazen sadece rahatlama...sevgiyle kal ****************************************** Problemlere değerini veren biziz. Onları değersiz kılacak gene biz.. Bunu keşfettiğimizde taşıyacak ve verecek bir yük de kalmayacaktır...(Titrer, kıpraşır ve yüksüz kalır...) Düzenleyen oyumben gün: Sunday, May 24, 2009 saat: 11:39 { Bağlantı }
{ Son Sayfa } { Sonraki Sayfa } |