Embed

Ben Aslında İki Kişi miyim?

 

Kişinin kendi’liğini ve bunun başkalarıyla olan ilişkisini anlamadaki sorunları aynı zamanda beynin iki yarımküresi arasındaki iletişimle de ilgilidir. New Hampshire’daki Dartmouth College’nin Bilişsel Nörobilim Merkezi’nden David J. Turk, Michael Gazzaniga,  J.W. isimli bir hastaya insan yüzlerini olduğu fotoğraflar gösterirler. J.W. epilepsi rahatsızlığı sebebiyle korpus kollosumu, yani beynin iki yarısını birbirine bağlayan köprüsü kesilmiş bir hastaydı. Bilgisayar destekli manipülasyon yöntemleri kullanılarak farklı yüzlerden bir dizi oluşturularak bir yüzden ötekine dönüşen resimler elde edildi- dizinin başındaki fotoğraf J.W’nin kendi yüzüne, en sonundaki hali ise araştırmacılardan birinin yüzüne aitti. Oluşturulan bu resimler J.W’nin beyninin sol ve sağ yarıkürelerine gösterildi ve hastadan kendisine gösterilen yüzlerin kimlere ait olduğunu belirtmesi istendi.

J.W’nin beynin sağ yarıküresinde gördüğü yüzleri başkaları, sol yarıküre ise tersine kendisi olarak tanımlamaya yöneldi. Bu sonuçlar kendimizi ve başkalarını kavrayışımızı oluşturmak için iki farklı beyin sisteminin kullanıldığını ifade etmektedir. Beynin sol ve sağ yarıküresi arasında pürüzsüz bir iletişim sağlandığında beyinlerimiz dünyaya dair uyumlu bir bakış oluşturarak kendimizi başka insanlar arasında bir kendi olarak kavramamızı sağlar.

O halde kendilik beynin belirli bölgeleri arasındaki bir etkileşim sonucu oluşmakta gibi görünmektedir. Fakat zihnin bu en felsefi öğesi üzerinde olan araştırmalar burada bitmiyor. Bunun nedeni de öz-farkındalığın kendisinin de başka bir durumun ürünü olmasıdır; yani bilincin.

Diğer yandan acaba hepimiz kafalarımızın içinde iki farklı kişilik mi barındırıyoruz? Ve ya belki de beynimizin içinde kendimizin bir çok farklı versiyonu vardır, ama bunlar korpus kollosumumuz sayesinde bütünlük ve ahenk içerisindedir. Noluyo ya?

Yorum Yaz
Bu içeriği paylaşın!
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !