Embed

Canım Öğretmenim.

 

İlkokul öğretmenimi hatırladım şimdi.
Tırnaklarını kulağımın kıkırdak dokusunun içinden birbirine değdirmekten hoşlanırdı en çok.
Ürkek bir güvercin gibi ben ona bakarken, labada yaprağı gibi uzun ince eli, o beş parçalı narin organı, ense köküme iniverirdi.(ehi)
Derste örgü örmesine bayılırdım.
En sakin anlarıydı bir ters bir düz örgüsüne daldığı anlar.
Baş  parmağımın etrafını sardığı zaman diğer parmaklar, hemen cetvelini üzerine çarptırırdı. Bu onu rahatlatır, gevşetirdi.
Gene de çok severdim ben O’nu.
Bana şu anda yazdığım ve okuduğum alfabeyi öğretti O, bi de çarpım tablosu. Çarpmanın her anlamını kavradım ben Onunla. (ehi)
Orda bir köy var uzakta o köy bizim köyümüzdür şarkısı aklıma geldi aniden.
Ben o şarkıyı dinlerken gözlerim dolardı.
Bi de yerli malı haftasına bayılırdım.
Feci gaza gelirdim. Annemi babamı hep uyarırdım; “Lütfen yerli malı alalım, nolur” derdim.
Babam oğlum sen kırmışsın derdi. Ne güzel günlerdi…
Bana emek veren ve sabırlarının sınırlarını keşfetmelerini sağladığım tüm öğretmenlerime  şükranlarımı sunuyorum…

Yorum Yaz
Bu içeriği paylaşın!
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !